Bugun...


SELÇUK YILDIZ

facebook-paylas
YENİ İNFAZ YASASI VE KOŞULLU SALIVERİLME..
Tarih: 27-05-2020 08:47:00 Güncelleme: 27-05-2020 08:51:00


Bugünlerde ülkenin gündemini meşgul eden yeni infaz yasası acaba beklentileri karşılayacak mı diye tartışmalar sürerken cezaevlerinden tahliyeler başladı bile.

Yeni bir infaz yasasının gerekliliği ve  toplum vicdanını rahatsız eden bir takım suçlarda cezaların arttırılması beklentisi bu tür suçların işlenip de medya vasıtasıyla her gündeme geldiğinde kanun koyucunun artık harekete geçmesi gerekliliğini ortaya koymaktaydı.

Bizim Ceza Kanunlarımızda AB’ye uyum yasaları çerçevesinde ilk ve en köklü değişiklikler 1 Haziran 2005’e dayanmaktadır. Ancak bu tarihten sonrada belli tarihlerde yine bir takım değişiklikler yapılmıştır. Özellikle 2014 yılında Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar,yine 2016’da hain darbe girişimi sonrası yapılan değişiklikler bunların başlıcalarıdır. Suçlar karşısında verilecek ceza ve güvenlik tedbirlerindeki hassas çizgi gözetilmediğinde toplumda düzen ve adalete güvenin sarsılmaması olası değildir.

Zira; ceza ve güvenlik tedbirleri suçlu açısından caydırıcı olduğu kadar onu rehabilite edici ve topluma yeniden kazandırıcı olmalıdır.

Burada bir adım ileri gitmek ve ağır infaz rejimlerine tabi tutmak suçlu açısından tekrar topluma karışmayacağı için umutsuzluğa sevk edecek, deyim yerindeyse tünelin sonundaki ışığı göremeyen suçlu, cezaevlerindeki düzeni bozmak başta olduğu gibi cezaevinde de yeni suçlar işleyebilecektir. Ancak bir adım ileri gitmek sıkı infaz rejimleri getirmek tehlikeli olduğu gibi bir adım geri gidip infaz rejimlerini gereğinden fazla gevşetmek mağdur açısından adalete olan güveni sarsıcı nitelikte olacaktır.

Devlet açısından mağduru korumak da bir zarurettir. Her ne kadar suçlu bir gün dışarı çıkacak umudunda olsun desek, hümanist düşüncelerle hareket etsek de mağdur açısından da vicdanların soğumasıvicdanların tatmin edilmesi haklı beklentisi vardır. Dolayısıyla bu hassa çizginin gözetilmesi zorunludur.14 Nisan 2020 tarihinde kabul edilen Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 15 Nisan 2020 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. İnfaz ile ilgili getirilen değişiklikten önce ceza kanunumuzda yapılan önemli değişikliklere değinmekte fayda var. Bunlardan bana göre en önemlisi ve uygulamada nasıl karşılık bulacağını merak ettiğim Kasten yaralama suçu bakımından getirilen ‘’canavarca hisle’’ ibaresidir.

Uygulama da kezzap atma şeklinde karşılaşılan bu durum kanunda somut ifadeye kavuşarak kasten yaralama suçunun ağırlaştırılmış hali olarak kanuna girmiş oldu. Yine tefecilik ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarının cezaları arttırılmış oldu. Gelelim en çok merak edilen ve sık sık sorulan koşullu salıverilme halk dilinde şartla salıverme, şartlı tahliye meselesine. Şartla salıverilme bireyi topluma yeniden kazandırmak için konulmuş ve çağdaş infaz yasalarınca ortak olarak kabul edilen bir kurumdur.

Koşullu salıverilme içinde hükümlünün cezasının belli bir oranını cezaevinde çekmesi ve iyi halli olması şartlarını barındırır. İyi halden ne anlaşılması gerektiği ilk defa yapılan değişiklikle belli standartlara kavuşturulmuş oldu. Peki değişiklikten önce ki durum ve değişiklikten sonraki durum nasıl olacak, uygulamada en fazla sorulan yani halk diliyle cezanın yatarı ne kadar olacak? Bunun hesaplaması bir matematik problemi çözmekten farksız.

Zira mevcut durumda bir hükümlünün koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için cezasın 2/3’ünü yani üçte ikisini cezaevinde yatması 1 yılını da denetimli serbestlik kapsamında dışarıda çekmesi gerekiyor. 14.Nisan 2020 tarihinde getirilen değişiklikle 30 Mart 2020 tarihi milat olarak kabul edilmekte. 30 Mart 2020’den önce işlenen suçlar bakımından 2/3’lük süre(üçte ikilik) süre ½ ye düşürülmekte. Yani hükümlünün yatar cezası cezanın ½’si olup, koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için denetimli serbestlik süresi de 1 yıldan 3 yıla çıkarılmakta.

Ancak bu değişiklikten Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile 1/1/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar eski koşullu salıverme oranlarına yani cezalarının üçte ikisini infaz kurumlarında çekme şartıyla koşullu salıverilmeden yararlanabilecekler.

Dolayısıyla hep sorulan ve gündeme gelen Cinsel Dokunulmazlığa karşı suçlar ile ilgili herhangi bir iyileştirme söz konusu değil. Şunu hatırlatmakta elbette ki yarar var. Cezanın infaz edilmesi için hükmün kesinleşmesi gerekir. Hükmün kesinleşmesinin ardından müddetname düzenlenerek infaz kurumuna gönderilmesiyle cezanın infazı başlar. Yukarıda tam bir matematik problemiyle karşı karşıyayız dediğimde kastım tam olarak da buydu. Zira Hüküm hangi tarihte kesinleşti, hangi infaz kurumunda çekilecek, istisna suçlardan mı diye hepsinin tek tek belirlenmesi gerekecek. Peki 30 Mart 2020 tarihinden sonra işlenen suçlarda durum 4/5 infaz rejimi uygulanacak ancak denetimli serbestlik süresi yine 3 yıl olacak. Mükerrerler bu yasadan yararlanamayacaklar onlar hakkında  ¾  infaz rejimi,  uygulanacak.  Ancak mükerrer olan bir kişi 3 yıllık denetimden yararlanabilecek.

Birkaç örnek verecek olursak,30 Mart 2020 tarihinden önce işlenen bir yağma suçu dolayısıyla 6yıl ceza alan bir hükümlü yağma suçu istisnai suçlardan sayılmadığı için cezanın ½ ‘sini infaz kurumunda çekmesi gerekecek, 3 yıl kalacak, kalan 3 yıl da denetimli serbestlik olacağı için bu suçtan mahkum olan bir kimse hiç yatarı olmadan ceza evinden salıverilecek. Yine örneğin nitelikli dolandırıcılık suçundan 10 yıl ceza almış olan bir hükümlü bu suç istisna tutulan suçlardan sayılmadığından 5 yıl şartlı salıverilme süresi 3 yılda denetimli serbestlik süresi olduğundan 2 yıl ceza infaz kurumunda cezasını çekerek çıkabilecek. İnfaz yasalarının mağduru da rahatlatması, onun adalete güvenini sarsmaması gerektiğinden yukarıda bahsetmekle beraber verdiğim örneklerle mağdur açısından ne kadar rahatlatıcı olduğu meselesi elbette ki tartışmaya açık..





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI