Bugun...


NURULLAH ÖZKILIÇ

facebook-paylas
İnandığımız Gibi Yaşayalım
Tarih: 08-04-2021 22:23:00 Güncelleme: 08-04-2021 22:23:00


Millet hayatının devamı, varlığını sürdürebilmesi, yetişmiş, bilgili ve ahlâklı insanlarının sayısı ile eşdeğerdir. 
Bir milleti meydana getiren fertlerin disiplinli, inandığı değerleri hayata yansıtmış, pratiği ve ölçüsü olan idealist insanlardan oluşması için devletin millî bir politikası olması gerekir.

            Devletin bekası, milletin refah ve mutluluğu için iyi insan, iyi vatandaş, ahlaklı insan yetiştirmek şarttır. 
Bu bağlamda devlet, eğitim sistemini millî ve ilmî hedefler doğrultusunda hazırlamalı ve bu noktada mutlak bir hassasiyetin sahibi olmalıdır.

            Yediği ekmeğe ihanet etmeyen, vatan ve millet sevgisi ile dolu hayırlı vatan evlatları yetiştirmeyen milletlerin yaşama şansı
yoktur. 

Ülküsüz, gayesiz insanların yapacağı tahribat devlet çatısının yerle bir olması için hazırlanmış bir vasat teşkil eder. Oturduğu dalı kesen insan tipi yetiştiren milletlerin yıkılıp yerle bir olması kaçınılmaz bir sondur. İstikbalin temsilcisi ve geleceğin ümidi olan genç nesillerin çok yüksek bir eğitimden geçmesi, millî ve manevî ülkülerle yetiştirilmesi şarttır. 
Rasulüllah (SAV) Efendimizin "
İslam, güzel ahlaktır." Hadis'i şerifini bizzat yamalıdır.

            En pahalı bir yatırım olan eğitim politikaları uzun vadeli bir yatırım olup sabır ve sebat ister. Devlet ve millet menfaatleri söz konusu olduğunda her türlü fedakârlığı göze alabilecek insanların yetiştirilmesi, devletin asli görevleri arasında yer alır.

 Cemiyet hayatının tanzimi, kanun ve kurallar, insan eliyle şekillenir ve hayat bulur. Bu da iyi, ahlaklı, bilgili kişilere bağlı olup, insan eliyle daha güzele ve daha iyiye doğru kanat açar.

            Devlet, Millî Eğitim Sistemi’ni tanzim ederken: Hedefi ve gayesi bakımından millî, metodu ve muhtevası bakımından ilmî bir esasa yönelmeli, hükümetlere göre değişen günlük politikalardan uzak durmalıdır. 
Devletin ebed- müddet yaşaması için, incelik ve hassasiyeti olan bilgili nesillere ihtiyaç vardır. Bunun için de yetiştirilen insanların mutlak manada milliyetçi, imanlı bir dünya görüşüne sahip olmaları şarttır. Yetiştirilen insanların da inandığı değerler manzumesini hayatlarına tatbik etmesi, inandığı değerleri yaşaması gerekiyor. Yani dindar, ahlaklı, faziletli, inandığı gibi yaşayan, sözü ile özü birbirine uygun olmalıdır. Aksi durum bir felakettir.

            İlim, iman etmeyi gerektirir. İlimsiz zahit kapısız ev gibidir. 
Kuran bu hususta:“Kitabı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı emredersiniz? Düşünmez misiniz?”
 Ve Kuran- ı Kerim bir başka Ayet-i Kerime’ de: “Ey iman edenler! Niçin yapmadıklarınızı söylüyorsunuz. “ ikazı ile insanları inandığı değerleri yaşamaya yönlendirir.

            İlimsiz amelin bir kıymeti olmadığı gibi amelsiz bir ilmin de faydası yoktur. Toplumun huzuru, refah ve saadeti, inandığı gibi yaşayan ahlâklı nesillere bağlıdır. Özellikle din ve devlet, vatan ve millet tehlikeye düştüğünde can pazarında vatan müdafaası yapan vatan evlatlarının inandığı gibi yüşaması çok önemli bir zarurettir.
İslam ahlak ve faziletini bir yaşama biçimi olarak tatbik etmeli, örnek bir mümin olmalıdır.

 Kırk yaşını aşmış nice insanların hala kumar masalarında zaman öldürmesi, boş işlerle uğraşıp kısa dünya hayatını yok etmesi, kabul edilebilecek bir davranış olmasa gerek.
Bu noktada bütün dava adamlarına düşen tarihi bir sorumluluk vardır: Bu bağlamda herkes kendini bir tebliğ adamı olarak görmeli, arkadaşlarını bu batakhanelerden kurtarmalıdır. 

            Unutulmamalıdır ki, insan iyi bir çevrede olunca iyi işlerle karşılaşır; kötü bir çevrede olan kötülerle karşılaşır. İyi arkadaş, iyi bir dost, misk kokusu gibidir. Attar (Güzel kokulu yağlar satan) dükkânına uğrayan güzel kokular, meyhaneye uğrayan da leş kokusuyla karşılaşır. 

Hayat bir rüzgâr gibi gelip geçiyor, ömür bitiyor, son pişmanlık fayda vermiyor. Bir davanın bayrağını omzunda taşıyan insanların inandığı gibi yaşama mecburiyetinin olduğunu unutmayalım.
Mevlana'nın dediği gibi; Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.
Nurullah Özkılıç 
Eğitimci Şair ve yazar 
İlahiyatçı





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI